مِنَ الْمُهِمِّ إِجْرَاءُ حِوَارٍ بَيْنَ الْأَطْرَافِ لِحَلِّ الْمَشَاكِلِ.
Sorunları çözmek için taraflar arasında diyalog kurmak önemlidir.
مِنَ الْمُهِمِّ إِجْرَاءُ حِوَارٍ بَيْنَ الْأَطْرَافِ لِحَلِّ الْمَشَاكِلِ.
Sorunları çözmek için taraflar arasında diyalog kurmak önemlidir.
قَرَّرُوا إِقَامَةَ حِوَارٍ لِتَحْسِينِ الْعَلَاقَاتِ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ.
İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek için diyalog kurmaya karar verdiler.
فَتَحَ الْمُعَلِّمُ حِوَارًا لِلتَّوَاصُلِ بِشَكْلٍ أَفْضَلَ مَعَ الطُّلَّابِ.
Öğretmen, öğrencilerle daha iyi iletişim kurmak için diyalog kurdu.
حَاوَرَ فِي النِّقَاش، حَاوَرَ