dizginlemek

شَدَّ اللِّجَامَ لِيَلْجُمَ الْحِصَانَ.

Atı dizginlemek için dizginleri çekti.

كَانَ عَلَيْهِ أَنْ يُقَيِّدَ مَشَاعِرَهُ.

Duygularını dizginlemek zorundaydı.

يَجِبُ عَلَيْكَ كَبْحُ سُرْعَتِكَ.

Hızını dizginlemelisin.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler