dizi

أُشَاهِدُ مُسَلْسَلاً تُرْكِيّاً جَدِيداً كُلَّ لَيْلَةٍ بَعْدَ الْعَشَاءِ.

Her akşam yemekten sonra yeni bir Türk dizisi izliyorum.

فِي دَرْسِ الْبَرْمَجَةِ كَتَبَ الطَّالِبُ مَصْفُوفَةً تَحْفَظُ أَسْمَاءَ جَمِيعِ الطُّلَّابِ فِي الصَّفِّ.

Programlama dersinde öğrenci, sınıftaki bütün öğrencilerin adlarını saklayan bir dizi yazdı.

سِلْسِلَة — سَلَاسِل

هَذَا الْكِتَابُ هُوَ الْأَوَّلُ فِي سِلْسِلَةِ رِوَايَاتٍ.

Bu kitap, bir dizi romanın ilkidir.

Ayrıca: صَفّ، مُسَلْسَلٌ تِلْفِزْيُونِيٌّ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler