doğurmak

أنجبت المرأة طفلاً سليماً.

Kadın, sağlıklı bir bebek doğurdu.

وَضَعَتِ الْقِطَّةُ صِغَارَهَا فِي الْحَدِيقَةِ.

Kedi, bahçede yavrularını doğurdu.

أَفْرَزَ هَذَا الْحَدَثُ الْعَدِيدَ مِنَ الْمَشَاكِلِ.

Bu olay, birçok sorunu doğurdu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler