dokunuş

اسْتَيْقَظْتُ بِلَمْسَةٍ خَفِيفَةٍ وَبَدَأْتُ يَوْمًا جَدِيدًا.

Hafif bir dokunuşla uyandım ve yeni bir güne başladım.

مَلْمَس — مَلَامِس

مَلْمَسُ هَذَا الْقُمَاشِ نَاعِمٌ وَمُمْتِعٌ لِلْغَايَةِ.

Bu kumaşın dokunuşu çok yumuşak ve hoş.

إِحْسَاس — أَحَاسِيس

أَذْهَلَ إِحْسَاسُ عَازِفِ الْبِيَانُو بِالْمَفَاتِيحِ الْمُسْتَمِعِينَ.

Piyanistin tuşlara dokunuşu, dinleyicileri büyüledi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler