dokutmak

ذَهَبَتْ أُمِّي إِلَى الْمَدِينَةِ لِجَعْلِ حِرَفِيٍّ يَنْسِجُ السَّجَّادَ.

Annem, halıları bir ustaya dokutmak için şehre gitti.

كَمْ يَجِبُ أَنْ أَدْفَعَ لِتَكْلِيفِ هَذَا الْقُمَاشِ بِالنَّسِيجِ؟

Bu kumaşı dokutmak için ne kadar ödemem gerekiyor?

İlişkili Kelimeler