durma

هَزَّ التَّوَقُّفُ الْمُفَاجِئُ لِلسَّيَّارَةِ الرُّكَّابَ.

Arabanın aniden durması yolcuları sarstı.

تَمَّ تَحْدِيدُ مَكَانِ وُقُوفِ الْحَافِلَةِ.

Otobüsün durma yeri işaretlenmişti.

İlişkili Kelimeler