duyum

إِحْسَاس — أَحَاسِيس

شَعَرْتُ بِإِحْسَاسِ تَوَتُّرٍ شَدِيدٍ فِي هَذَا الْفِيلْمِ.

Bu filmde çok yoğun bir gerilim duyumu yaşadım.

خَبَر — أَخْبَار

وِفْقًا لِلْأَخْبَارِ الَّتِي تَلَقَّيْتُهَا، سَتَبْدَأُ الشَّرِكَةُ مَشْرُوعًا جَدِيدًا.

Aldığım duyumlara göre şirket yeni bir proje başlatacak.

انْطِبَاعِي الْأَوَّلُ هُوَ أَنَّ هَذَا الْعَمَلَ سَيَكُونُ صَعْبًا لِلْغَايَةِ.

İlk duyumum, bu işin çok zor olacağı yönünde.

İlişkili Kelimeler