بِسَبَبِ مَيْلِ الطَّرِيقِ الشَّدِيدِ، تُوَاجِهُ السَّيَّارَةُ صُعُوبَةً.
Yolun eğimi çok dik olduğu için araba zorlanıyor.
بِسَبَبِ مَيْلِ الطَّرِيقِ الشَّدِيدِ، تُوَاجِهُ السَّيَّارَةُ صُعُوبَةً.
Yolun eğimi çok dik olduğu için araba zorlanıyor.
يَجْعَلُ انْحِدَارُ الْجَبَلِ التَّسَلُّقَ صَعْبًا.
Dağın eğimi tırmanışı zorlaştırıyor.
مُنْحَدَرُ التَّزَلُّجِ غَيْرُ مُنَاسِبٍ لِلْمُبْتَدِئِينَ.
Kayak pistinin eğimi yeni başlayanlar için uygun değil.
مَيَلَان، مَنْحَى، عَطْف، اِنْعِطَاف، حَدُور، مَعْرَج