eğrili

هَذَا الطَّرِيقُ مُتَعَرِّجٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ تَقُودَ بِحَذَرٍ.

Bu yol çok eğrili, dikkatli sürmelisin.

لَاحَظْتُ أَنَّ الْجِدَارَ مُنْحَنٍ.

Duvarın eğrili olduğunu fark ettim.

نَمَا جِذْعُ الشَّجَرَةِ بِشَكْلٍ مُلْتَوٍ.

Ağacın gövdesi eğrili bir şekilde büyümüş.

İlişkili Kelimeler