eğrilik

اِنْحِنَاءُ هَذَا الْأُنْبُوبِ يُعِيقُ تَدَفُّقَ الْمَاءِ.

Bu borunun eğriliği su akışını engelliyor.

تَعَرُّجُ الطَّرِيقِ يُصَعِّبُ عَلَى السَّائِقِينَ.

Yolun eğriliği sürücüleri zorluyor.

خَضَعَ لِعَمَلِيَّةٍ جِرَاحِيَّةٍ بِسَبَبِ اِلْتِوَاءٍ فِي عَمُودِهِ الْفِقَرِيِّ.

Omurgasındaki eğrilik nedeniyle ameliyat oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler