وَصَفَ الشُّهُودُ هَيْئَةَ اللُّصُوصِ.
Şahitler, soyguncuların eşkâlini tarif etti.
وَصَفَ الشُّهُودُ هَيْئَةَ اللُّصُوصِ.
Şahitler, soyguncuların eşkâlini tarif etti.
يَسْتَخْدِمُ الفَنَّانُ مَظَاهِرَ مُخْتَلِفَةً فِي أَعْمَالِهِ.
Sanatçı, eserlerinde farklı eşkâller kullanıyor.
مَلَامِحُ وَجْهِهَا تُشْبِهُ مَلَامِحَ أُمِّهَا.
Yüzünün eşkâli annesininkine benziyor.