eşsiz

هَذِهِ الْجَوْهَرَةُ قَيِّمَةٌ جِدًّا لِأَنَّهَا ذَاتُ تَصْمِيمٍ فَرِيدٍ.

Bu mücevher, eşsiz bir tasarıma sahip olduğu için çok değerli.

كَانَ أَدَاؤُهُ فِي الْمُسَابَقَةِ فَذًّا وَمُمَيَّزًا.

Yarışmadaki performansı eşsiz ve farklıydı.

هَذَا الْعَمَلُ الْفَنِّيُّ لِلْفَنَّانِ هُوَ نِتَاجُ مَوْهِبَةٍ لَا مَثِيلَ لَهَا.

Sanatçının bu eseri, eşsiz bir yeteneğin ürünüdür.

Ayrıca: نَادِر

İlişkili Kelimeler