efkâr

سَنَخْرُجُ مَعَ الْأَصْدِقَاءِ هَذَا الْمَسَاءَ لِتَبْدِيدِ الْهُمُومِ.

Bu akşam efkâr dağıtmak için arkadaşlarla dışarı çıkacağız.

كَانَتْ أَحْزَانُهُ وَاضِحَةً عَلَى وَجْهِهِ، كَانَ حَزِينًا جِدًّا.

Onun efkârı yüzünden okunuyordu, çok üzgündü.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler