ekşimek

بَدَأَ الْحَلِيبُ فِي الْحَمْضِ عَلَى الْفَوْرِ عِنْدَمَا تُرِكَ فِي الْحَرَارَةِ.

Süt sıcakta kalınca hemen ekşimeye başladı.

فَسَدَ الطَّعَامُ وَبَدَأَ يَفُوحُ مِنْهُ رَائِحَةٌ كَرِيهَةٌ عِنْدَمَا نُسِيَ فِي الثَّلَّاجَةِ.

Yemek buzdolabında unutulunca ekşidi ve kokmaya başladı.

İlişkili Kelimeler