مساعدة الناس المحتاجين هي واجبنا الإنساني.
Zor durumda olan insanlara el vermek, insanlık görevimizdir.
مساعدة الناس المحتاجين هي واجبنا الإنساني.
Zor durumda olan insanlara el vermek, insanlık görevimizdir.
نقل الطبيب الشعبي معلوماته إلى الأجيال الجديدة عن طريق التعليم.
Halk hekimi, bilgilerini yeni nesillere el vererek aktardı.
اضطررت إلى التنازل عن الأفضلية في لعبة الورق لأن البطاقات التي كانت لدي كانت سيئة للغاية.
Kağıt oyununda el vermek zorunda kaldım çünkü elimdeki kartlar çok kötüydü.
أعطى الشيخ الإذن للمريد الجديد لإرشاد الناس من خلال إعطائه يده.
Şeyh, yeni müridine insanlara yol gösterme izni vermek için el verdi.