elvermek

هَذِهِ النُّقُودُ تَكْفِي لِدَفْعِ الْفَوَاتِيرِ.

Bu para, faturaları ödemeye elverir.

سَمَحَتِ الْأَحْوَالُ الْجَوِّيَّةُ بِالْقِيَامِ بِنُزْهَةٍ.

Hava şartları piknik yapmaya elverdi.

أَتَاحَتْ هَذِهِ الْفُرْصَةُ تَعَلُّمَ أَشْيَاءَ جَدِيدَةٍ.

Bu fırsat, yeni şeyler öğrenmeye elverdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler