أَصْدَرَ الْقَائِدُ أَمْرًا لِلْجُنُودِ بِالتَّقَدُّمِ.
Komutan, askerlere ilerlemeleri için emir verdi.
أَصْدَرَ الْقَائِدُ أَمْرًا لِلْجُنُودِ بِالتَّقَدُّمِ.
Komutan, askerlere ilerlemeleri için emir verdi.
أَعْطَى الْمُدِيرُ أَمْرًا لِلْمُوَظَّفِينَ لِإِكْمَالِ الْمَشْرُوعِ.
Patron, çalışanlara projeyi tamamlamaları için emir verdi.
أَمَرَ الْقَاضِي بِالْقَبْضِ عَلَى الْمُتَّهَمِ.
Hakim, sanığın tutuklanması için emir verdi.