talimat vermek

أَمَرَ الْمُدِيرُ الْمُوَظَّفِينَ بِتَنْفِيذِ الْخُطَّةِ الْجَدِيدَةِ بِدِقَّةٍ وَاهْتِمَامٍ كَبِيرَيْنِ.

Müdür, çalışanlara yeni planı dikkatli ve özenli bir şekilde uygulamaları talimatını verdi.

أَصْدَرَ الْمُدِيرُ تَعْلِيمَاتٍ لِلْمُوَظَّفِينَ حَوْلَ كَيْفِيَّةِ إِكْمَالِ الْمَشْرُوعِ.

Patron, çalışanlara projeyi nasıl tamamlayacakları konusunda talimat verdi.

أَعْطَى الْقَائِدُ أَوَامِرَ لِلْجُنُودِ بِالتَّقَدُّمِ.

Komutan, askerlere ilerlemeleri için talimat verdi.

Ayrıca: وَجَّهَ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler