emmek

يَمَصُّ الْأَطْفَالُ حَلِيبَ أُمَّهَاتِهِمْ وَبِالتَّالِي يَتَغَذَّوْنَ.

Bebekler annelerinin sütünü emer ve böylece beslenirler.

يَمْتَصُّ الْإِسْفَنْجُ الْمَاءَ وَبِالتَّالِي يَسْهُلُ عَلَيْنَا التَّنْظِيفُ.

Sünger suyu emer ve böylece temizlik yapmamızı kolaylaştırır.

تَشْفِطُ الْمِكْنَسَةُ الْكَهْرَبَائِيَّةُ الْأَتْرِبَةَ وَتُنَظِّفُ الْهَوَاءَ.

Elektrik süpürgesi tozları emer ve havayı temizler.

İlişkili Kelimeler