epitel

تُسَهِّلُ الْخَلَايَا الظَّهَارِيَّةُ فِي الرِّئَتَيْنِ تَبَادُلَ الْغَازَاتِ وَتَضْمَنُ أَكْسَجَةَ الْجِسْمِ.

Akciğerlerdeki epitel hücreleri, gaz alışverişini kolaylaştırır ve vücudun oksijenlenmesini sağlar.

تُغَطِّي الْأَنْسِجَةُ الظِّهَارِيَّةُ الْأَسْطُحَ الدَّاخِلِيَّةَ وَالْخَارِجِيَّةَ لِلْجِسْمِ، وَتُشَكِّلُ حَاجِزًا وِقَائِيًّا، وَهِيَ مُهِمَّةٌ لِلْغَايَةِ.

Epitel dokusu, vücudun iç ve dış yüzeylerini kaplayarak koruyucu bir bariyer oluşturur ve çok önemlidir.

تَسْمَحُ الطَّبَقَةُ الظَّهَارِيَّةُ فِي الْأَمْعَاءِ بِامْتِصَاصِ الْعَنَاصِرِ الْغِذَائِيَّةِ وَتَمْنَعُ مُرُورَ الْمَوَادِّ الضَّارَّةِ.

Bağırsaklardaki epitel tabakası, besinlerin emilimini sağlar ve zararlı maddelerin geçişini engeller.

Ayrıca: نَسیجٌ ظِهاریٌّ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler