إِنَّهُ يُمَارِسُ الرِّيَاضَةَ لِلْحُصُولِ عَلَى مَظْهَرٍ رُجُولِيٍّ.
Erkeksi bir görünüme sahip olmak için spor yapıyor.
إِنَّهُ يُمَارِسُ الرِّيَاضَةَ لِلْحُصُولِ عَلَى مَظْهَرٍ رُجُولِيٍّ.
Erkeksi bir görünüme sahip olmak için spor yapıyor.
كَانَ هُنَاكَ جَوٌّ ذُكُورِيٌّ فِي تَمْثِيلِهِ.
Oyunculuğunda erkeksi bir hava vardı.
تُفَضِّلُ بَعْضُ النِّسَاءِ ارْتِدَاءَ مَلَابِسَ مُتَشَبِّهَةٍ بِالرِّجَالِ.
Bazı kadınlar erkeksi giyinmeyi tercih eder.
مُسْتَرْجِل