مِنْ حَيْثُ الجَوْهَرُ، يَخْدُمُ هَذَانِ المَشْرُوعَانِ نَفْسَ الهَدَفِ.
Esastan baktığımızda, bu iki proje aynı hedefe hizmet ediyor.
مِنْ حَيْثُ الجَوْهَرُ، يَخْدُمُ هَذَانِ المَشْرُوعَانِ نَفْسَ الهَدَفِ.
Esastan baktığımızda, bu iki proje aynı hedefe hizmet ediyor.
بِشَكْلٍ جَوْهَرِيٍّ، هَذَا الْقَرَارُ صَحِيحٌ، لَكِنَّ تَنْفِيذَهُ قَدْ يَكُونُ صَعْبًا.
Esastan bu karar doğru, ancak uygulanması zor olabilir.
فِي صَمِيمِ الأَمْرِ، تَنْشَأُ هَذِهِ المُشْكِلَةُ مِنْ عَدَمِ كِفَايَةِ المَوَارِدِ.
Esastan bu sorun, kaynakların yetersizliğinden kaynaklanıyor.