et

لَحْم — لُحُوم

تَنَاوَلْنَا لَحْمًا مَشْوِيًّا فِي وَجْبَةِ العَشَاءِ.

Akşam yemeğinde ızgara et yedik.

جُرِحَ لَحْمُ يَدِهِ بِالسِّكِّينِ.

Elinin eti bıçakla kesildi.

لُبّ — أَلْبَاب

كَانَ لُبُّ الفَاكِهَةِ العَصِيرِيُّ حُلْوًا جِدًّا.

Meyvenin etli kısmı çok tatlıydı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler