etkili olmak

كَانَ لِنَهْجِ الْمُعَلِّمِ تَأْثِيرٌ كَبِيرٌ عَلَى الطُّلَّابِ.

Öğretmenin öğrencileri üzerindeki yaklaşımı çok etkili oldu.

أَثَّرَتْ هَذِهِ الْحَمْلَةُ الْإِعْلَانِيَّةُ بِشَكْلٍ كَبِيرٍ عَلَى الْمَبِيعَاتِ.

Bu reklam kampanyası, satışlar üzerinde çok etkili oldu.

كَانَتْ هَذِهِ الطَّرِيقَةُ فَعَّالَةً لِلْغَايَةِ فِي حَلِّ الْمُشْكِلَاتِ.

Bu yöntem, sorunları çözmede çok etkili oldu.

İlişkili Kelimeler