etraflı

يَجِبُ إِجْرَاءُ بَحْثٍ شَامِلٍ حَوْلَ هَذَا الْمَوْضُوعِ.

Bu konuda etraflı bir araştırma yapmak gerekiyor.

بَدَأَتِ الشُّرْطَةُ تَحْقِيقًا مُفَصَّلًا فِي الْحَادِثِ.

Polis, olayla ilgili etraflı bir soruşturma başlattı.

شَرَحَ الْمُعَلِّمُ الْمَوْضُوعَ بِطَرِيقَةٍ مُسْتَفِيضَةٍ.

Öğretmen, konuyu etraflı bir şekilde anlattı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler