fırsat bilmek

اِغْتَنَمَ الْفُرْصَةَ وَتَحَرَّكَ عَلَى الْفَوْرِ مُسْتَغِلاً الْوَضْعَ.

Durumu fırsat bilerek hemen harekete geçti.

يَجِبُ عَلَيْنَا التَّسَوُّقُ مُسْتَغِلِّينَ هَذِهِ التَّخْفِيضَاتِ كَفُرْصَةٍ.

Bu indirimleri fırsat bilerek alışveriş yapmalıyız.

İlişkili Kelimeler