يَجِبُ أَنْ أَلْتَقِيَ بِفُلَانٍ، سَنَتَحَدَّثُ عَنْ مَوْضُوعٍ مُهِمٍّ.
Falanca kişiyle görüşmem gerekiyor, önemli bir konu hakkında konuşacağız.
يَجِبُ أَنْ أَلْتَقِيَ بِفُلَانٍ، سَنَتَحَدَّثُ عَنْ مَوْضُوعٍ مُهِمٍّ.
Falanca kişiyle görüşmem gerekiyor, önemli bir konu hakkında konuşacağız.
يَجِبُ أَنْ أُسَلِّمَ طَرْدًا فِي الْعُنْوَانِ الْفُلَانِيِّ.
Falanca adreste bir paket teslim etmem gerekiyor.
لَدَيْنَا اجْتِمَاعٌ فِي تَارِيخِ كَذَا، لَا تَنْسَ.
Falanca tarihte bir toplantımız var, unutma.