fazlalık

هُنَاكَ زِيَادَةٌ فِي عَدَدِ الطُّلَّابِ هَذَا الْعَامَ.

Bu yıl öğrenci sayısında bir fazlalık var.

فَائِض — فَوَائِض

هُنَاكَ فَائِضٌ فِي هَذِهِ الْمُنْتَجَاتِ، دَعْنَا نُقَدِّمْ خَصْمًا.

Bu ürünlerde fazlalık var, indirim yapalım.

النَّفَقَاتُ الْمُفْرِطَةُ تَضْغَطُ عَلَى الْمِيزَانِيَّةِ.

Fazlalık harcamalar bütçeyi zorluyor.

İlişkili Kelimeler