feda

لَقَدْ ضَحَّى بِحَيَاتِهِ مِنْ أَجْلِ بِلَادِهِ؛ هَذِهِ تَضْحِيَةٌ عَظِيمَةٌ جِدًّا.

O, ülkesi için canını feda etti; bu çok büyük bir fedadır.

قُرْبَان — قَرَابِين

قُدِّمَ هَذَا القُرْبَانُ مِنْ أَجْلِ خَيْرٍ أَكْبَرَ.

Bu feda, daha büyük bir iyilik için yapıldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler