fehamet

لَقَدْ أَثَّرَتْ عَظَمَةُ السُّلْطَانِ عَلَى الْجَمِيعِ.

Sultanın fehameti, herkesi etkilemişti.

يَشْعُرُ الْإِنْسَانُ بِالْإِعْجَابِ أَمَامَ جَلَالِ الطَّبِيعَةِ.

Doğanın fehameti karşısında insan hayran kalıyor.

كَانَتْ فَخَامَةُ الْقَصْرِ أُسْطُورِيَّةً.

Sarayın fehameti, dillere destandı.

İlişkili Kelimeler