تنازل — تنازلات
اضطر إلى التنازل عن حقوقه لأنه لم يكن لديه خيار آخر.
Haklarından feragat etmek zorunda kaldı, çünkü başka çaresi yoktu.
اضطر إلى التنازل عن حقوقه لأنه لم يكن لديه خيار آخر.
Haklarından feragat etmek zorunda kaldı, çünkü başka çaresi yoktu.
كان عليه أن يتخلى عن جميع مصالحه الشخصية من أجل هذه المهمة.
Bu görev için tüm kişisel çıkarlarından feragat etmesi gerekiyordu.
قدم المحامي التماس إسقاط حق موكله إلى المحكمة.
Avukat, müvekkilinin feragat dilekçesini mahkemeye sundu.