gök

سَمَاء — سَمَاوَات

السَّمَاءُ مُشْرِقَةٌ جِدّاً وَالنُّجُومُ مَرْئِيَّةٌ هَذِهِ اللَّيْلَةَ.

Bu akşam gökyüzü çok parlak ve yıldızlar gözüküyor.

فَلَك — أَفْلَاك

فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، رَبَطَ النَّاسُ الظَّوَاهِرَ الْفَلَكِيَّةَ بِالْآلِهَةِ.

Eski zamanlarda insanlar, gök olaylarını tanrılarla ilişkilendirirdi.

جَوّ — أَجْوَاء

كَانَتِ الطَّائِرَةُ تَتَقَدَّمُ بِأَمَانٍ فِي الْجَوِّ.

Uçak, güvenli bir şekilde gökyüzünde ilerliyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler