gönülsüz

اُضْطُرِرْتُ إِلَى الْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ بِطَرِيقَةٍ غَيْرِ رَاغِبَةٍ.

Bu işi gönülsüz bir şekilde yapmak zorunda kaldım.

حَاوَلَ الْمُسَاعَدَةَ عَلَى الرَّغْمِ مِنْ تَرَدُّدِهِ.

Gönülsüz olmasına rağmen yardım etmeye çalıştı.

اِنْضَمَّ إِلَى الْمَشْرُوعِ بِطَرِيقَةٍ غَيْرِ مُتَحَمِّسَةٍ.

Projeye gönülsüz bir şekilde dahil oldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler