يَا لَهُ مِنْ حَدِيثِ نِعْمَةٍ عِنْدَمَا رَأَى الْمَاسَ، وَكَأَنَّهُ يَرَى شَيْئًا كَهَذَا لِلْمَرَّةِ الأُولَى فِي حَيَاتِهِ.
Pırlantaları görünce nasıl da görmemiş gibi davrandı, sanki hayatında ilk defa böyle bir şey görüyordu.
يَا لَهُ مِنْ حَدِيثِ نِعْمَةٍ عِنْدَمَا رَأَى الْمَاسَ، وَكَأَنَّهُ يَرَى شَيْئًا كَهَذَا لِلْمَرَّةِ الأُولَى فِي حَيَاتِهِ.
Pırlantaları görünce nasıl da görmemiş gibi davrandı, sanki hayatında ilk defa böyle bir şey görüyordu.