götürmek

سَوْفَ آخُذُكَ إِلَى الطَّبِيبِ غَداً، لَا تَقْلَقْ.

Yarın seni doktora ben götüreceğim, merak etme.

سَأَحْمِلُ هَذِهِ الْحَقَائِبَ الثَّقِيلَةَ، لَا تُتْعِبْ نَفْسَكَ.

Bu ağır çantaları ben götüreceğim, sen yorulma.

أَوْصَلَنِي أَخِي إِلَى الْمَحَطَّةِ بِسَيَّارَتِهِ.

Ağabeyim beni arabasıyla istasyona götürdü.

Ayrıca: نَقَلَ

İlişkili Kelimeler