gövde

جِسْم — أَجْسَام

تَضَرَّرَ جِسْمُ السَّيَّارَةِ وَيَحْتَاجُ إِلَى إِصْلَاحٍ.

Arabanın gövdesi hasar görmüş, tamir edilmesi gerekiyor.

بَدَن — أَبْدَان

يُحَاوِلُ تَقْوِيَةَ بَدَنِهِ عَنْ طَرِيقِ مُمَارَسَةِ الرِّيَاضَةِ.

Spor yaparak gövdesini güçlendirmeye çalışıyor.

جِذْع — جُذُوع

جِذْعُ الشَّجَرَةِ سَمِيكٌ جِدًّا، مِنَ الْمُسْتَحِيلِ الِالْتِفَافُ حَوْلَهُ.

Ağacın gövdesi çok kalın, etrafını sarmak mümkün değil.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler