يُرَادُ تَعْزِيزُ اقْتِصَادِ الْبِلَادِ بِفَضْلِ الْإِصْلَاحَاتِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.
Ekonomik reformlar sayesinde ülke ekonomisi güçlendirilmek isteniyor.
يُرَادُ تَعْزِيزُ اقْتِصَادِ الْبِلَادِ بِفَضْلِ الْإِصْلَاحَاتِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.
Ekonomik reformlar sayesinde ülke ekonomisi güçlendirilmek isteniyor.
تُجْرَى دِرَاسَاتٌ لِتَدْعِيمِ الْمَبَانِي الْقَدِيمَةِ ضِدَّ الزَّلَازِلِ.
Eski binalar depreme karşı güçlendirilmek için çalışmalar yapılıyor.
قُوِّيَ الْفَرِيقُ بِلَاعِبِينَ جُدُدٍ.
Takım yeni oyuncularla güçlendirildi.