يَجِبُ أَنْ نُعَزِّزَ الْعَلَاقَاتِ بَيْنَ الدَّوْلَتَيْنِ لِتَحْقِيقِ السَّلَامِ وَالِاسْتِقْرَارِ.
Barış ve istikrarı sağlamak için iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmeliyiz.
يَجِبُ أَنْ نُعَزِّزَ الْعَلَاقَاتِ بَيْنَ الدَّوْلَتَيْنِ لِتَحْقِيقِ السَّلَامِ وَالِاسْتِقْرَارِ.
Barış ve istikrarı sağlamak için iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendirmeliyiz.
يَجِبُ أَنْ تَذْهَبَ إِلَى صَالَةِ الْأَلْعَابِ الرِّيَاضِيَّةِ لِتَقْوِيَةِ عَضَلَاتِكَ.
Kaslarını güçlendirmek için spor salonuna gitmelisin.
تَدْعِيمُ الْجِدَارِ ضَرُورِيٌّ قَبْلَ الشِّتَاءِ.
Duvarı güçlendirmek kıştan önce gereklidir.
حَصَّنَ، زَوَّدَ بِالطَّاقَة، أَوْثَقَ، أَزَرَ، قَوَّى، آزَرَ، وَطَّدَ، قَوَّى عَضُدَهُ، إِعْضَاد