kuvvetlendirmek

أُمَارِسُ الرِّيَاضَةَ بِانْتِظَامٍ لِتَقْوِيَةِ عَضَلَاتِي.

Kaslarımı kuvvetlendirmek için düzenli olarak spor yapıyorum.

يُسْتَخْدَمُ هَذَا الدَّوَاءُ لِتَعْزِيزِ جِهَازِ الْمَنَاعَةِ.

Bu ilaç, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için kullanılır.

تَمَّ إِبْرَامُ اتِّفَاقِيَّاتٍ جَدِيدَةٍ لِتَوْثِيقِ الْعَلَاقَاتِ بَيْنَ الْبَلَدَيْنِ.

İki ülke arasındaki ilişkileri kuvvetlendirmek için yeni anlaşmalar yapıldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler