gülümseme

كَانَتِ الِابْتِسَامَةُ الدَّافِئَةُ عَلَى وَجْهِهَا تَنْجَحُ فِي التَّأْثِيرِ عَلَى الْجَمِيعِ.

Yüzündeki sıcak gülümseme, herkesi etkilemeyi başarıyordu.

كَانَ تَبَسُّمُهُ اللَّطِيفُ يُنْسِي كُلَّ الْمَشَاكِلِ.

Onun tatlı tebessümü, tüm sorunları unutturuyordu.

رُسِمَتِ الْبَسْمَةُ عَلَى وَجْهِهَا عِنْدَمَا تَلَقَّتْ خَبَرَ نَجَاحِهَا فِي الِامْتِحَانِ

Sınavda başarılı olduğu haberini aldığında yüzünde bir gülümseme belirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler