gümeç

مَلَأَتِ النَّحَلَاتُ خَلَايَا النَّحْلِ فِي الْأَقْرَاصِ بِالْعَسَلِ.

Arılar, peteklerdeki gümeçleri balla doldurmuşlardı.

كُلُّ عَيْنٍ سُدَاسِيَّةٍ فِي الْقُرْصِ عَلَى شَكْلِ مُسَدَّسٍ.

Petekteki her bir gümeç, altıgen şeklindedir.

يُحِبُّ الْأَطْفَالُ الْعَسَلَ الْمُتَدَفِّقَ مِنْ قُرْصِ الْعَسَلِ.

Çocuklar, gümeçten akan balı çok severler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler