güruh

حَشْد — حُشُود

تَجَمَّعَ حَشْدٌ كَبِيرٌ فِي السَّاحَةِ لِلِاحْتِجَاجِ وَهَتَفُوا بِشِعَارَاتٍ.

Kalabalık bir güruh, protesto için meydanda toplandı ve sloganlar attı.

كَانَتِ الْجَمَاعَةُ الْمَشْبُوهَةُ تَتَجَوَّلُ فِي الشَّوَارِعِ فِي وَقْتٍ مُتَأَخِّرٍ مِنَ اللَّيْلِ وَلَفَتَتِ انْتِبَاهَ الشُّرْطَةِ.

Şüpheli güruh, gece geç saatlerde sokaklarda dolaşıyordu ve polisin dikkatini çekti.

زُمْرَة — زُمَر

تَأَلَّفَتْ تِلْكَ الزُّمْرَةُ مِنْ أَشْخَاصٍ سَيِّئِينَ النِّيَّةِ يَسْعَوْنَ دَائِمًا لِإِيذَاءِ الْآخَرِينَ.

O güruh, her zaman başkalarına zarar vermeye çalışan kötü niyetli insanlardan oluşuyordu.

İlişkili Kelimeler