güveli

اضْطُرِرْنَا إِلَى التَّخَلُّصِ مِنْ مُعْظَمِ السُّتَرَاتِ الصُّوفِيَّةِ فِي الْخِزَانَةِ لِأَنَّهَا كَانَتْ مُصَابَةً بِالْعُثِّ.

Dolaptaki yünlü kazakların çoğu güveli olduğu için atılmak zorunda kaldı.

يُمْكِنُ لِلسَّجَّادِ الَّذِي أَكَلَهُ الْعُثُّ أَنْ يَنْشُرَ رَائِحَةً كَرِيهَةً فِي جَمِيعِ أَنْحَاءِ الْمَنْزِلِ.

Güveli halılar, evin her yerine kötü bir koku yayabilir.

مِنَ الصَّعْبِ جِدًّا تَنْظِيفُ الْمَلَابِسِ الَّتِي فِيهَا عُثٌّ وَتَخْلِيصُهَا مِنَ الْعُثِّ.

Güveli giysileri temizlemek ve güvelerden arındırmak çok zordur.

İlişkili Kelimeler