zarar

ضَرَر — أَضْرَار

تَسَبَّبَ الْحَرِيقُ فِي أَضْرَارٍ جَسِيمَةٍ لِلْمَبْنَى.

Yangın, binada büyük zarara yol açtı.

خَسَارَة — خَسَائِر

تَكَبَّدَتِ الشَّرِكَةُ خَسَائِرَ فَادِحَةً بِسَبَبِ الْأَزْمَةِ الِاقْتِصَادِيَّةِ.

Şirket, ekonomik kriz nedeniyle büyük zarara uğradı.

تَسَبَّبَ الْحَرِيقُ فِي تَلَفٍ كَبِيرٍ لِلْمُمْتَلَكَاتِ.

Yangın, mülklere büyük zarar verdi.

Ayrıca: أَذَى

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler