سَطْحُ السَّفِينَةِ — أسطح السفن
كَانَ الرُّكَّابُ يَسْتَمْتِعُونَ بِالشَّمْسِ عَلَى سَطْحِ السَّفِينَةِ.
Yolcular, geminin güvertesinde güneşin tadını çıkarıyorlardı.
كَانَ الرُّكَّابُ يَسْتَمْتِعُونَ بِالشَّمْسِ عَلَى سَطْحِ السَّفِينَةِ.
Yolcular, geminin güvertesinde güneşin tadını çıkarıyorlardı.
جَمَعَ الْقُبْطَانُ كُلَّ أَفْرَادِ الطَّاقَمِ عَلَى ظَهْرِ السَّفِينَةِ.
Kaptan, güvertede tüm mürettebatı topladı.