يَجِبُ عَلَيْنَا تَجَنُّبُ التَّلَفُّظِ بِكَلِمَاتٍ فَظَّةٍ.
Galiz sözler sarf etmekten kaçınmalıyız.
يَجِبُ عَلَيْنَا تَجَنُّبُ التَّلَفُّظِ بِكَلِمَاتٍ فَظَّةٍ.
Galiz sözler sarf etmekten kaçınmalıyız.
كَانَ لِلرَّجُلِ صَوْتٌ خَشِنٌ.
Adamın galiz bir sesi vardı.
لَمْ يَكُنْ يُحِبُّ إِطْلَاقَ النُّكَاتِ الْبَذِيئَةِ.
Galiz şakalar yapmaktan hoşlanmıyordu.