garanti vermek

وَعَدَ الْبَائِعُ بِأَنَّ الْمُنْتَجَ سَيَعْمَلُ بِدُونِ مَشَاكِلَ لِمُدَّةِ عَامٍ.

Satıcı, ürünün bir yıl boyunca sorunsuz çalışacağına dair garanti verdi.

الْحُكُومَةُ مُلْزَمَةٌ بِضَمَانِ الْحُقُوقِ الْأَسَاسِيَّةِ لِلْمُوَاطِنِينَ.

Hükümet, vatandaşların temel haklarını garanti vermekle yükümlüdür.

أَكَّدَ الْمُدِيرُ زِيَادَةَ الرَّوَاتِبِ لِجَمِيعِ الْمُوَظَّفِينَ.

Patron, tüm çalışanlara zam yapılacağını garanti verdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler