geçersiz

هَذِهِ التَّذْكِرَةُ غَيْرُ صَالِحَةٍ بَعْدَ الْآنَ، لَا يُمْكِنُكَ اسْتِخْدَامُهَا.

Bu bilet artık geçersiz, kullanamazsınız.

بِمُوجَبِ قَرَارِ الْمَحْكَمَةِ، تَمَّ اعْتِبَارُ الْعَقْدِ بَاطِلًا.

Mahkeme kararıyla sözleşme geçersiz sayıldı.

هَذَا الْقَانُونُ مُلْغًى الْآنَ، لَقَدْ تَمَّ إِلْغَاؤُهُ.

Bu kanun artık geçersiz, yürürlükten kaldırıldı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler