geçinmek

مِنَ الصَّعْبِ حَقًّا أَنْ تَعِيشَ فِي مَدِينَةٍ كَبِيرَةٍ بِهَذَا الرَّاتِبِ الصَّغِيرِ.

Bu küçük maaşla büyük bir şehirde geçinmek gerçekten çok zor.

يَجِبُ عَلَى النَّاسِ ذَوِي الْآرَاءِ الْمُخْتَلِفَةِ أَنْ يَتَعَايَشُوا بِسَلَامٍ فِي نَفْسِ الْمُجْتَمَعِ.

Farklı düşüncelere sahip insanlar, aynı toplumda barış içinde geçinmek zorundadır.

عَمِلَ وَالِدِي لَيْلًا وَنَهَارًا لِإِعَالَةِ أُسْرَتِهِ وَكَسْبِ لُقْمَةِ الْعَيْشِ.

Babam, ailesini geçindirmek için gece gündüz demeden çalıştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler